Depo ve Raf Sistemleri Sektöründe Neden Aynı Hatalar Tekrar Ediliyor?

21.01.2026

Depo ve raf sistemleri sektörü, teknik bilgi birikimi yüksek, ciddi mühendislik disiplini gerektiren bir alan olmasına rağmen, sahada aynı hataların tekrar tekrar yaşandığı bir yapıya sahiptir. Üstelik bu hatalar çoğu zaman yeni projelerde değil; yıllardır benzer ölçeklerde depo yapan, tecrübeli olduğu düşünülen organizasyonlarda dahi karşımıza çıkar.

Bu durum, “bilgi eksikliği”nden çok daha derin bir probleme işaret eder. Aynı hataların tekrar edilmesi, sektörde nasıl karar verildiği, kimlerin sürece ne zaman dahil olduğu ve mühendisliğin hangi aşamada devreye girdiği ile doğrudan ilişkilidir.

SigmaGlobal Mühendislik olarak farklı ölçek ve sektörlerde yürüttüğümüz depo ve raf sistemleri danışmanlık projelerinde, bu tekrar eden hataların ortak nedenlerini net biçimde gözlemliyoruz.

Hata Biliniyor, Neden Tekrar Ediliyor?

Sektörde yaşanan pek çok teknik problemin çözümü aslında bilinmektedir. Standartlar mevcuttur, iyi uygulama örnekleri vardır, geçmiş projelerden ders çıkarılabilecek ciddi bir veri birikimi oluşmuştur.

Buna rağmen hataların tekrarlanmasının temel nedeni şudur:

Kararlar teknik değil, refleksle alınır.

Projeler çoğu zaman “daha önce nasıl yapıldıysa” yaklaşımıyla ilerler. Bu refleks, mühendislik gerektiren detayların sorgulanmasını engeller.

Mühendislik Sürece Çok Geç Dahil Oluyor

Depo projelerinde en sık karşılaşılan sorunlardan biri, mühendisliğin sürece çok geç dahil edilmesidir. Raf sistemleri, çoğu projede bina tamamlandıktan sonra gündeme gelir.
Bu noktada:

• kolon aksları sabittir,
• zemin özellikleri belirlenmiştir,
• yangın sistemi kurgulanmıştır.

Raf sistemleri ise bu kurgunun içine “sığdırılmaya” çalışılır.
Oysa doğru yaklaşım, raf sistemlerini proje başlangıcında ele almak ve binayı bu gerekliliklerle birlikte tasarlamaktır. Mühendislik geç devreye girdiğinde, hatalar kaçınılmaz hale gelir.

Sorumluluk Dağılımı Net Değil

Tekrar eden hataların bir diğer temel nedeni, depo projelerinde sorumlulukların net olmamasıdır. Kim karar verir, kim onaylar, kim risk alır; çoğu zaman bu soruların cevabı belirsizdir.

• Satın alma maliyete bakar
• Operasyon kapasite ister
• Yüklenici hızlı çözüm sunar
• Mühendislik ise denge kurmaya çalışır

Bu yapı içinde, teknik olarak yanlış ama kısa vadede “iş gören” çözümler tercih edilir. Hata ortaya çıktığında ise sorumluluk dağılır.

Standartlar Okunuyor Ama Anlaşılmıyor

EN 15512, EN 15635, NFPA 13 gibi standartlar sektörde bilinir. Ancak çoğu zaman bu dokümanlar, tasarım rehberi olarak değil, “kontrol listesi” gibi kullanılır.
Standartların:

• neden o şekilde yazıldığı,
• hangi riski önlemeyi hedeflediği,
• hangi senaryoda kritik hale geldiği
çoğu zaman sorgulanmaz. Bu da standartlara uygun görünüp, sahada problem yaratan sistemlerin ortaya çıkmasına neden olur.

SigmaGlobal Mühendislik’in saha incelemelerinde, kağıt üzerinde standartlara uygun olduğu iddia edilen; ancak gerçek kullanım koşullarında risk barındıran pek çok raf sistemiyle karşılaşılmaktadır.

“Bu Depoda Sorun Çıkmaz” Yanılgısı

Bir diğer tekrar eden hata, geçmişte sorun yaşanmamış sistemlerin gelecekte de sorun yaratmayacağı varsayımıdır. Oysa depo operasyonları dinamiktir:

• yükler değişir,
• makineler değişir,
• hız artar,
• yoğunluk yükselir.

Bu değişimlere rağmen raf sistemleri aynı kalırsa, risk kaçınılmaz hale gelir. Ancak bu risk çoğu zaman görünmez olduğu için göz ardı edilir.

Projeler Kapanıyor, Dersler Kayboluyor

Sektörde projeler genellikle “teslim edildiğinde” kapanır. Oysa gerçek performans, depo devreye girdikten sonra ortaya çıkar. Ancak bu aşamada yaşanan problemler:

• raporlanmaz,
• paylaşılmaz,
• projeye geri dönmez.

Bu da aynı hataların yeni projelerde tekrar edilmesine neden olur. Kurumsal hafıza oluşmaz.

Sonuç: Sorun Bilgi Değil, Yaklaşım Sorunu

Depo ve raf sistemleri sektöründe aynı hataların tekrar edilmesinin temel nedeni, bilgi eksikliği değil; yaklaşım eksikliğidir. Mühendisliğin geç devreye girmesi, sorumlulukların dağılması ve kısa vadeli karar alma refleksi, bu döngüyü besler.

SigmaGlobal Mühendislik, depo ve raf sistemlerini yalnızca bir proje konusu olarak değil; uzun vadeli bir işletme kararı olarak ele alır. Aynı hataların tekrar edilmemesi, ancak mühendisliğin sürecin merkezine alınmasıyla mümkündür.

Gerçek iyileşme, “daha önce nasıl yaptık” sorusundan değil;
“Bu projede doğru olan ne?” sorusundan başlar.