Raf Sistemleri Neden Hâlâ Bir Ürün Gibi Satılıyor?
Raf sistemleri, lojistik ve depolama operasyonlarının bel kemiğini oluşturur. Buna rağmen sektör genelinde hâlâ “raf almak” ifadesi, bir mühendislik kararından çok bir satın alma işlemi gibi ele alınmaktadır. Metrekaresi, fiyatı, teslim süresi konuşulur; ancak sistemin yapısal davranışı, güvenliği ve uzun vadeli performansı çoğu zaman ikinci planda kalır.
Bu yaklaşım, raf sistemlerinin gerçekte ne olduğunun yeterince anlaşılmadığını göstermektedir. Oysa raf sistemleri; yük taşıyan, deprem ve darbe etkilerine maruz kalan, doğrudan insan güvenliğini etkileyen mühendislik yapılarıdır. Buna rağmen neden hâlâ bir “ürün” gibi satılmaktadır?
SigmaGlobal Mühendislik olarak farklı ölçeklerde yürüttüğümüz depo ve raf sistemleri projelerinde, bu sorunun sahadaki karşılığını çok net görüyoruz.
Raf Sistemleri Nedir, Ne Değildir?
Raf sistemleri yalnızca palet koyulan metal konstrüksiyonlar değildir. Her raf sistemi;
• belirli yük kombinasyonları,
• belirli kullanım senaryoları,
• belirli çevresel ve yapısal etkiler altında çalışmak üzere tasarlanmalıdır.
Buna rağmen sektörde raf sistemleri çoğu zaman standart bir katalog ürünü gibi değerlendirilir. Oysa aynı raf sistemi, farklı bir depoda tamamen farklı davranış gösterebilir. Bu farkı yaratan şey ürün değil, mühendisliktir.
Satın Alma Refleksi, Mühendislik Gerçeği
Depo projelerinde raf sistemleri çoğu zaman şu soruyla ele alınır:
“Metrekareye kaç palet sığıyor ve fiyatı ne?”
Bu soru tek başına yanlış değildir; ancak eksiktir. Çünkü raf sistemlerinin asıl sorusu şudur:
“Bu sistem, bu depoda, bu yüklerle, bu makinelerle güvenli şekilde çalışır mı?”
Bu soruya yanıt verilmeden yapılan her raf yatırımı, ileride revizyon, güçlendirme veya risk olarak geri döner.
Standartlar Neden Yeterince Ciddiye Alınmıyor?
EN 15512, EN 15635, EN 16681 veya NFPA 13 gibi standartlar, raf sistemlerinin yalnızca nasıl kurulacağını değil; nasıl davranacağını tarif eder. Buna rağmen bu standartlar çoğu zaman “gerekiyorsa bakılır” seviyesinde ele alınır.
SigmaGlobal Mühendislik’in teknik inceleme ve danışmanlık çalışmalarında, standartlara yalnızca kağıt üzerinde uygun görünen; ancak sahada ciddi riskler barındıran pek çok raf sistemiyle karşılaşılmaktadır.
Raf Sistemleri Bir Yapıdır
Bir raf sistemini ürün olarak görmek, onu binanın bir parçası olmaktan çıkarır. Oysa raf sistemleri:
• binaya yük aktarır,
• zemine ankrajlanır,
• depremde yatay kuvvet üretir,
• yangın senaryolarını doğrudan etkiler.
Bu nedenle raf sistemleri, mimari veya ekipman değil; taşıyıcı sistem olarak ele alınmalıdır.
Sonuç: Ürün Değil, Karar Satın Alınır
Raf sistemleri satın alınmaz; karar verilir.
Bu karar; mühendislik, operasyon ve güvenlik bileşenlerini birlikte ele almayı gerektirir.
SigmaGlobal Mühendislik, raf sistemlerini bir ürün olarak değil; depo performansını belirleyen temel mühendislik bileşeni olarak değerlendirir. Doğru raf sistemi, en ucuz olan değil; en doğru tasarlanan sistemdir.
Sektörde gerçek dönüşüm, raf sistemlerinin ürün değil mühendislik kararı olarak görülmesiyle başlayacaktır